call
Bize Ulaşın 0222 221 4848
GLP-1 Tedavisinde Beslenme Yöntemi Ve Kas Kütlesinin Korunması

GLP-1 Tedavisinde Beslenme Yöntemi Ve Kas Kütlesinin Korunması

Son yıllarda obezite tedavisinde güçlü birer medikal araç haline gelen GLP-1 reseptör agonistleri, beyindeki iştah merkezini baskılayarak kalori alımını ciddi oranda azaltmaktadır. Ancak bu süreç sadece daha az yemekle yönetilemeyecek kadar karmaşık bir metabolik adaptasyon gerektirir. Birçok kullanıcı tedavi sırasında sadece tartıdaki hızlı düşüşe odaklansa da, profesyonel bir beslenme stratejisi izlenmediğinde bu kaybın %20 ila %40 gibi büyük bir kısmı yağ dokusundan değil kas kütlesinden gerçekleşmektedir. Midenin boşalma hızını yavaşlantan bu ilaçlar varken "nasılsa canım istemiyor" diyerek yetersiz beslenmek, vücudu hücresel bir kıtlığa sürükleyerek kas kaybının yanı sıra saç dökülmesi ve kronik halsizlik gibi sorunlara yol açar.

  Vücudun motoru olan kas kütlesini korumak ve metabolizma hızını ayakta tutabilmek için protein alımını kilogram başına 1.2 ila 1.5 gram bandına taşımak bilimsel bir zorunluluktur. Örneğin 70 kilogram ağırlığındaki bir bireyin günlük net protein ihtiyacı ortalama 90-105 gram arasındadır ve bu miktar gün içine homojen dağıtılmalıdır. Ancak protein ihtiyacını karşılamaya çalışırken sadece hayvansal kaynaklara yüklenmek, ilacın yavaşlattığı sindirim sisteminde kabızlığa ve ciddi mide stresine yol açabilir. Bu nedenle günlük protein bütçesinin en az %40'ı, sindirim konforu ve bağırsak hareketliliği için lif oranı yüksek bitkisel kaynaklardan seçilmelidir.

  Beslenme planında hindi, somon ve örnek protein olan yumurta gibi kaliteli hayvansal gıdaların yanına mutlaka stratejik bitkisel proteinler eklenmelidir. Glisemik indeksi düşük ve sindirimi kolay olan kinoa ile karabuğday bu dönem için en değerli alternatiflerdir. Yavaşlayan bağırsakları hareketlendirmek ve lif desteği sağlamak için yeşil mercimek, maş fasulyesi ve nohut devreye sokulmalı; salataların üzerine serpiştirilecek kabak çekirdeği gibi hacmi küçük ama besin yoğunluğu devasa olan tohumlardan destek alınmalıdır. Böylece hem mideyi yormayan hem de kası hücresel boyutta besleyen bütünsel bir denge kurulur.

  Tedavi sonlandırılıp fizyolojik iştah geri döndüğünde, eğer süreç boyunca kas kütlesi korunmadıysa düşen metabolizma hızı nedeniyle verilen kilolar hızla geri alınır ve vücut yo-yo sendromuna girer. 

Kısacası, GLP-1 tedavisi sadece bir kilo verme dönemi değil, doğru beslenme biyolojisi ile yönetilmesi gereken klinik bir süreçtir. Gelecekteki metabolizmanızı bugünden doğru besleyin.